Op. Dr. Erdal Cücük, Erdal Cücük, Genel Cerrah, Doktor, Uzman doktor, Tüp Mide Ameliyatı, Ameliyat, Mide, Mide Ameliyatı, Doktor Zayıflama, Hekim, Uzman Hekim, Obezite Cerrahisi, Obezite, Cerrah, Obez

Diyabet (şeker) ameliyatları: Transit bipartisyon

Diyabet (şeker) ameliyatları: Transit bipartisyon

Diyabet (şeker) hastalığına cerrahi çözüm üretmek amacıyla yapılan transit bipartisyon ameliyatlarını tıp literatürüne 2006 yılında Brezilyalı doktor SergioSantoro kazandırdı. Son 8 yıldır Türkiye’de yapılmaya başlayan bu ameliyatların artık daha fazla uygulanıyor. Bu operasyonu tercih eden diyabet hastalarının çok büyük bölümü hayatlarına ilaç kullanmadan devam edebiliyor. Diğer yandan, operasyon hastanın fazla kilolarını vermesini de sağlıyor. 

Transit bipartisyon ameliyatlarını uygulayan doktorlardan biri olan, Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Erdal Cücük bu operasyonla ilgili soruları şöyle yanıtlıyor:

Transit bipartisyon ameliyatı nedir?

Bu teknik temelde ince bağırsağın son kısmının ameliyatla mideye yaklaştırılması, böylece faydalı hormonların devreye girmesinin sağlanmasıdır. Ameliyatla, hastanın kan şekeri insülin kullanmadan dengede kalır.

Bu ameliyatlar nasıl yapılır, hangi teknik uygulanır?

Transit bipartisyon ameliyatı, laparoskopik yöntemle yani kapalı olarak yapılır. Bunun için, özel aletler kullanılarakgenellikle 1 cm çapında 5 ya da 6 delikten karına girilir. Önce, midenin iştah artıran dış kısmı alınır. Yani mide bir miktar küçültülür. Ardından, ince bağırsağın kalın bağırsakla birleştiği noktadan itibaren, mideye doğru 1 metre ölçülür ve bu nokta işaretlenir. Sonra 1,5 metre daha ölçülür ve bulunan noktadan bağırsak kesilir. Bağırsağın bu kesik ucu, mideye bağlanır. Diğer kesik uç ise ilk işaretlenen yani kalın bağırsağa 1 metre uzaklıkta olan yerden bağırsağa bağlanır. 

Yapılan bu işlemin etkisi ne oluyor?

Operasyonla mideden çıkan yiyeceklerin gidiş yolunda değişiklik yapılmış olur. Bu ameliyattan sonra artık mideden çıkan yiyeceklerin 3’te 1’i sindirim sisteminde doğal yoldan ilerlemeye devam ederken, 3’te 2’si ince bağırsağın önemli ilk bölümünü atlayıp doğrudan son bölümüne ulaşır. Böylece ince bağırsağın son kısmındaki iyi huylu hormonlar aktif hale gelir. Diğer yandan hem midenin bir miktar küçülmesi, hem de iştah artıran bölümünün alınması sayesinde hasta kilo verir. Bu da diyabet hastalarının kan şekerinin dengelenmesi için çok önemli bir unsurdur.

Ameliyattan sonra besinlerin emiliminde bir sorun yaşanır mı?

Transit bipartisyon operasyonlarından sonra, özellikle on iki parmak bağırsağı ve ince bağırsağın jejunum kısmı korunduğundan, ciddi bir emilim problemi görülmez. Çünkü mineral, vitamin, demir ve kalsiyum buradan emilir. Daha açık anlatmak gerekirse, mide-bağırsak sisteminin hepsi sindirim olayına katılmaya devam eder. Yapılan sadece ince bağırsağın son kısmının mideye yaklaştırılmasıdır. 

Bu tekniğin avantajları nelerdir?

Öncelikle, midenin alt kısmı, midenin çıkışı ve oniki parmak bağırsağı korunduğu için hastanın ameliyat sonrası vitamin, demir, kalsiyum ve mineral takviyesi almasına gerek duyulmaz. Ayrıca yiyeceklerin izleyeceği yeni yol nedeniyle mide iç basıncı düşer. Bu da midenin hacmini korumasını sağlar. Yani yeniden büyümesini büyük ölçüde engeller. Diğer yandan bu ameliyatı olan hastaların, daha sonra başka bir hastalık nedeniyle endoskopi işlemi yaptırmaları gerektiğinde bir sorun oluşmaz. Bağırsağın tüm alanlarına ulaşılabildiği için, endoskopi yapılabilir. Aynı şekilde ERCP işlemi de bu hastalarda gerçekleştirilebilir. 

Transit bipartisyon ameliyatları kimlere uygulanır?

Bu teknik, sadece tip 2 diyabet hastalarında uygulanır, tip 1 diyabet hastalarında uygulanamaz. Çünkü tip 1’de vücudun insülin üretimi hiç yoktur. Ancak transipbipartisyon ameliyatlarını yapabilmek için insülin üretimi olmalı. Tip 2 diyabette ise insülin üretimi vardır ancak vücut bunu kullanamaz. Transit bipartisyon ameliyatlarıyla, tip 2 hastalarının vücutlarının, kendi ürettiği insülini kullanmasına yardımcı olmak amaçlanır. Tip 1 diyabet hastalarında ise böyle bir şans yok. 

Bütün tip 2 diyabetliler bu ameliyatı olabilir mi?

Transit bipartisyon ameliyatları tüm tip 2 diyabet hastalarına uygulanamaz. Çünkü, bu teknik için önemli olan hastanın pankreasındaki insülin üretme kapasitesi ve ne kadar aktif olduğudur. Hastanın pankreası eğer uzun dönemde yorulmuş ve insülin üretemez hale gelmişse, operasyondan yarar göremez. Bu yüzden de dışarıdan insülin verilmesi gerekecektir.

Öte yandan, tip 2 diyabet hastasının kan şekeri, diyet ve egzersiz yapmasına rağmen 3 yıl boyunca kontrol altına alınamamış ise operasyona adaydır. Bunlar da HbA1C seviyeleri 7,5’in üzerinde olan hastalardır. Bir başka sınırlama da bu ameliyatın 18-65 yaş aralığındaki kişiler için yapılabilmesidir. 65 yaş üzerindekilerin transit bipartisyon ameliyatı olması için özel bir değerlendirme ve inceleme yapmak gerekir. 

Ameliyat öncesi hangi tahliller yapılıyor?

Operasyondan önce ilk olarak kişinin pankreasının insülin üretme kapasitesi ve aktivitesi için C peptit ve insülin açlık-tokluk miktarı tetkik edilir. Diğer yandan hastanın diğer biyokimyasal tetkikleri yapılır. Yani hastalar kapsamlı bir incelemeden geçirilir.

Ameliyat kaç saat sürüyor, hasta hastanede kaç gün kalıyor?

Operasyon genellikle 2,5 ile 4 saat arasında değişen sürelerde tamamlanıyor. Hastalar çoğunlukla, ameliyat öncesi yatış dahil 5-7 gün hastanede kalıyor. Operasyondan sonraki ikinci hafta ise kişi günlük yaşamına kaldığı yerden devam edebiliyor. 

Bu ameliyatların başarı oranı nedir?

Transit bipartisyon ameliyatını literatüre kazandıran Brezilyalı doktorSergioSantoro’nın 2012 yılında yayınladığı verilere göre, hastaların 5 yıl boyunca yapılan takiplerinde yüzde 86 oranında ilaç kullanmadan kan şekeri değerlerinin dengede kaldığı görülmüş. Kilo kontrolünde başarı oranı ise yüzde 74. 

Ne zaman transit bipartisyon ameliyatına karar verilmelidir?

Diyabet hastaları ilk yıllarda durumlarını çok önemsemezler. Çünkü organ kaybı olmamıştır, ciddi bir şikayetleri yoktur. Ancak diyabet hastalığı yavaş yavaş ve sinsice vücutta ilerler. Bu, 10-12 yıl sürebilir. Hastalar bu dönemde insülin revzervlerini kaybederler. Genellikle işte bundan sonra ameliyatı talep etmeye başlarlar. Oysa bu ameliyatlar, hastanın insülin rezervi bitmeden ve organ hasarı olmadan önce yapıldığında daha başarılı sonuçlar verir.

Diyabet hastalığı, vücutta ne gibi hasarlara yol açar?

Kan şekerinin yüksek olması, özellikle damarlar üzerinde olumsuz etki yapar. Damarlar hasar görür ve bu da kalp krizi, felç, böbrek yetmezliği, ayakta iyileşmeyen yaralar ve gözde körlüğe kadar varabilen kötü sonuçlara yol açar. Hastanın yaşam kalitesi çok ciddi şekilde düşer. 

Diyabet hangi sıklıkta karşılaşılan bir hastalık?

Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun 2015 yılı verilerine göre, dünyada 415 milyon diyabet hastası olduğu tahmin ediliyor. Bu kişilerin neredeyse yarısı ise diyabet hastası olduğunu bilmiyor. Tüm dünyada sağlığa yapılan harcamaların yüzde 12’si diyabete yönelik. Diğer yandan her 7 doğumdan 1’i, gebelik diyabetinden etkileniyor. Diyabet hastalarının yüzde 75, düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşıyor. Her yıl yaklaşık 5 milyon kişi diyabet hastalığı nedeniyle hayatını kaybediyor.

Op. Dr. Erdal Cücük mide küçültme (tüp mide) ve diyabet ameliyatlarını Medical Park Mersin Tarsus Hastanesi’nde yapmaktadır. Ücretsiz ön görüşme için, aşağıdaki butonlara dokunarak Op. Dr. Erdal Cücük’e ulaşın:

 

 

Ara +90 532 765 44 26

Whatsapp ile görüş

İletişim formu doldur

No Comments

Post A Comment